• Gzm Kucuk

Deniz kabuğu hakkında bilmeniz gerek 8 şey

Bu yazıdan sonra,sahilde dolaşırken deniz kabuklarına daha farklı bir gözle bakacaksınız!Deniz kabuklarının her cinsinin etkileyici ve eşsiz özellikleri vardır. Bu yazıda özelliklerinden bazılarının sizlerle paylaşmaktan büyük keyif alıyorum:)sizlere de faydalı olmuş olmasını dilerim.



1-Yumuşakçalar sadece bir adet kabuk yapıyor


Yumuşakçalar, vücutlarında biriktirdikleri kalsiyum karbonat ve proteinleri kabuklarını geliştirmek için kullanırlar.(Formülü kabuklarında gizlidir). Kabukta bulunan sivri uç ya da en içteki halka yumuşakçanın çocukluk kabuğu dur. Gün be gün ,yumuşakçanın büyümesi ile kabukta genişleyip içinde yaşayan canlıya daha fazla alan sağlar. Yumuşakçalar büyüdükçe,dış iskeletlerinde büyümesine rağmen bazı özel yumuşakçalar bebekken sahip oldukları kabukları kullanmaya devam ederler.


2-Çoğu kabuk sağdan açılır


Deniz kabuklarının soldan açılan örnekleri olsa da 10 da 9 u sağdan açılmaktadır. Sinistaller (yani soldan açılanlar) çok nadir olduğu için deniz kabuğu koleksiyonerler için çok önemlidir. Koleksiyonerler için bu kadar aranan bir parça olması ,sinistallerin karaborsada sahte soldan açılan kabukların satılmasına sebep olmuştur.

Sinistaller koleksiyonerler için çok önemli olsa da,yumuşakça için bazı akıbetleri vardır.Çoğu yumuşakça dekstral (sağ taraftan açılan) olduğu için çiftleşmeleri imkansız olmaktadır. Bilim adamları böyle bir durumda ne olacağını görmek için bir sinistal ve bir dekstral roma salyangozunu tanka kapattılar. Fakat bu deneyde de gözlemdi ki her ne kadar çiftleşmeyi deneseler de olmadığını gözlemlemişlerdir.


3-Şekil önemli

Deniz kabukları düz ve pürüzsüz ya da dikenler,kabartılar,çıkıntılar ile süslenmiş olabilir.Bu şekillerin hepsinin ayrı amaçları vardır.Ayrıntılı kabuklar genelde tropik bölgelerden gelir,yani vahşi yaşamın daha çok hissedildiği yerden. Geerat Vermeij,’a natural history of shells’ kitabının yazarı,tropik bölgelerde bulunan yumuşakçalar avcılardan kendini korumak için kendilerini böyle güzel süslediklerine inanıyor.Büyük ve kalın kabuk yaratmaları yırtıcıları sahilde tutacaklarını düşünmektedir. Kalın ve göz kamaştırıcı zırhların avcıların cesaretlerini kıracağını düşünüyorlardır.

Kabuğun bir diğer önemli görevi de yumuşakçayı kuma batmaktan korumasıdır.Kumun üzerinde çapa görevi gören kabuk aynı zamanda aerodinamik yapısı ile göze batmadan hızlı hareket imkanı da sağlamaktadır.


4-.Kabuktaki şekiller rastgele değiller

Yakın zamanda yapılan araştırmalar deniz kabuklarının renkleri ve şekillerinin gelişi güzel oluşmadıklarını işaret ediyor.Şekillerin anlamsız değil aksine kabuk oluşumunun kaydını tutan işaretler olabileceği düşünülmektedir.

Doğal seçilim zorunluluğu ve zamanla evrimleşmenin etkileri de olabileceği göz önünde bulundurulmaktadır.Başka bir değişle, yumuşakçalar kabukların şekillerini bulundukları ortama adapte olma sürecinde oluşturmuş olabileceklerini öne sürüyorlar. Fakat tabi hala bilim adamları için kabuk oluşumu teoriden ibaret olduğu için hiç biri kanıtlanmış değildir.



5-Fosil kabuk


Günümüzde var olan 1000’in üzerinde keşiş yengeci türü vardır.Bu yengeçler ölü yumuşakçaların eski deniz kabuklarını kullanarak yumuşak yapılarını koruyorlardır.(İlginç bir bilgi ise,keşiş yengeçleri asla deniz kabuğunun bulunan sahibini öldürmezler. Yumuşakçanın ölmesini ve başka bir hayvan tarafından yenilip deniz kabuğunun boşalmasını beklerler sonra devralırlar.) En eski keşiş yengeci kabuğu fosili 2002 yılında İngiltere'nin bir köyünde bulundu. Ammonitin içinde keşiş yengeci keşfettiler. (Ammonit;geçmiş zamanda yaşayıp nesli tükenmiş bir canlıdır. Ammonit kabukları salyangoz kabuklarına benzese de farklı olarak içinde odacıkları bulunmaktadır.) Bu milyonlarca yıl önce antik denizlerde yüzen ammonitin öldüğünü ve kabuğunun denizin dibine çöktüğünü,orada bulan keşiş yengecin de içine tırmandığını gün yüzüne çıkartmıştır.



6-Hiçbir argonaut kabuğu aynı değildir


Uzun bir süre bilim adamları argonautların ince ve parlak kabuklarının başka yaratıklardan çalındıklarına inanmışlardır.Fakat Jeanne Pourer,1832 yılında icat ettiği akvaryumda arganoutları inceledi ve kabuksuz doğduklarını gözlemledi.Serçe parmak büyüklüğüne geldiklerinde kabuklarının yapmaya başlıyorlar.Diğer yumuşakçaların esrarengiz kabuk örme tekniklerinden farklı olarak,dişiler kollarında bulunan bezeleri kullanarak kabuklarını inşa ve tamir ediyorlar.(Argonautların sadece dişileri kabuk yapmaktadır)Kabuklarının gelişimi ve tamirleri yüzünden hiçbir kabuk asla aynı değildir.

Argonaut hala kabuğa sahip tek ahtapot cinsidir. Arganoutlar tamamen kabuklarından çıkıp yüzebilirler fakat vantuzlarıyla hala kabuklarını tutarlar ve asla tamamen kabuklarını terk etmezler.Bir argonaut kabuksuz yaşayamamaktadır.


7-En eski kabuk koleksiyonu pompeide bulundu


Vezür yanardağının patlamasıyla kabuk koleksiyonu küllerin içinde korunmuş olarak bulunmuştur.Uzak denizlerden geldiği kesin olan kabukların güzel göründükleri için saklandığı düşünülmektedir.



Bu birbirinde özel ve eşsiz kabuklara sahilde yürürken başka bir gözle bakmanızı dilerim:)Ama sizde benim gibi yaz kış demeden az tatille çalışıyorsanız, günlük hayatınızda sizler için özenle tasarladığım el yapımı deniz kabuklu koleksiyonu kullanmalısınız.En stresli zamanınızda kabuğu alın kulağınıza dayayın ve her şeyden birkaç saniye uzaklaşın.


Gzm Nature sayfasında ürünleri bulabilirsiniz.





0 görüntüleme
  • Facebook - Black Circle
Bize Ulaşın