• Gzm Kucuk

Venüs'ün Doğuşu(Sandro Botticelli)

En son güncellendiği tarih: 29 May 2019



Sandro Botticelli’nin ünlü Venüs’ün doğuşu tablosu temasını antik bir şair olan Homer’ın şiirlerinden birinden almıştır.Tarihi kaynaklara göre; Cythera adası kıyısında deniz köpürürken, Venüs doğmuş ve deniz kabuğuna zincirlenmiştir. Botticelli’nin tablosunda resmedilen bu hikayede Venüs merkeze dikkat çekici bir biçimde yerleştirilmiş ve kıyaya giderken köpüklerinden doğduğu tasvir edilmiştir.Kompozisyonun solunda bulunan Zephyrus,Chloris isimli periyi taşıyor ve Venüs’e doğru rüzgar üflemektedir.Kıyıda ise Pomond denen figür,aynı zamanda ilkbahar tanrıçası,Venüs’ü örtmek için bekliyor. Zephyrus’un rüzgarıyla Venüs’ü örtmek için elinde tuttuğu örtü uçuşuyor.


Ünlü ressam, Sandro Botticelli, Venüs’ün saçının tasarımına fazla özen göstermiştir.Bunun sebebinin 15.yy da kadınların uzun saçlı olması olduğu düşülmektedir.İdeal güzelliği bulma çabasında Botticelli Venüs’e ideal bir yüz vermiştir.Pürüzsüz ve mükemmel bir şekilde gölgelendirilmiş yüz ünlü ressamın ideal güzellik takıntısının en güzel örneğidir.


En çok tartışılan ve ilgi çeken bir diğer konu ise Venüs’ün çıplaklığıdır. O dönemde resimlerde çıplaklık görmek sık rastlanılan bir durum değildir.Fakat Medici ailesininde desteği ile Sandro Botticelli eserlerinde özgün olmayı başarmıştır.(Şansımıza:))Venüs’ün duruşunu daha eski dönemlere ait bir Aphrodite heykelinden ilham almıştır. Cnidos’lu Aphrodite heykelinin kendini kapatmak isteyen hareketi ile Venüs’ün pozisyonunun inanılmaz benzerliği ilham kaynağını gözler önüne sermektedir.


Bu ünlü Rönesans ressamının Venüs’ün doğuşu tablosunda kullandığı şaşırtıcı tekniklerden biride Venüs’e kontör çekmek olmuştur.Vücudunu arka fondan ayırmak ve güzelliğini vurgulamak için Venüs’ün vücudunun etrafına siyah kontör çekmiştir.Bu teknik ön plana çıkartmanın yanı sıra süt beyazı teninin ,vücut derisinden çok heykelimsi bir görüntü kazanmasına da sebep olmuştur.


Bu eşsiz tablonun bir başka özelliği ise o dönemde tuval üzerine yapılan nadir tablolardandır. O dönemde ressamlar daha çok tahta tercih ediyorlardı.Fiyatının tuvalden daha yüksek olmasına rağmen tahta üzerine resim yapmanın bir statü göstergesi olduğu düşünülüyordu.Bu yüzden henüz tuval kullanımı sonraki dönemlerdeki kadar yaygınlaşmamıştı.



Teknik açıdan yarattığı farklılıkların yanı sıra konusu ve örnek modelin paganist hikaye tarzında olmasından dolayıda fark yaratmıştır. Medicilerin isteği üzerine yapılan bu tabloyu o dönemde çok az sayıda insan görebilmiştir.Fakat günümüzde Uffizi galerisinde sergilenmektedir.

Seneler önce annemle beraber Uffizi galerisini gezme fırsatım olduğundan beri bu tablonun etkisinden kurtulamamıştım. Lisede gördüğüm sanat tarihi derslerinde başlıca bilgilerini edinmiştim fakat kitaplarda görülen yada beklenenden daha büyük yapıda olacağını hiç düşünmemiştim. Beyaz bir fon üzeride sergilenen tablonun boyutu beklediğimden çok daha büyük ve görkemliydi.

Seneler sonra ise bu mükemmel tabloyu sizlerle buluşturmak benim için çok keyifli bir deneyim.Umarım sizlerde benim kadar keyif alırsınız:)





55 görüntüleme
  • Facebook - Black Circle
Bize Ulaşın